Translate

YÜKSELEN BURÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YÜKSELEN BURÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.10.2017

PROGRES YÜKSELEN'İ ANLAMAK

PROGRES YÜKSELEN'İ ANLAMAK
                                                                                                                  Donna Van Toen
  Progres ya da İlerletilmiş Yükselen ne anlama gelir? Burcu değiştiği zaman ne olur?
Bu yazıda Progres Yükselen'i ve hayatımızda olup bitenler hakkında söylüyor olabileceği şeyi anlamamıza yardımcı olacak ipuçlarını inceleyeceğiz.
 
Her şeyden önce çoğu ev sisteminde Yükselen'in 1. evin başlangıç çizgisi olduğunu biliyorsunuz. Yükselen sadece fiziksel bedeninizi ve diğer  insanlar üzerindeki  ilk izleniminizi değil, -doğum anını işaret etmesi ve evlerin doğum yerine ve zamanına bağlı olmalarından dolayı genelde çevresel koşulları betimlemeleri nedeniyle- içine doğduğunuz çevreyi de sembolize eder. Böylece,  Progres Yükselen içine büyüdüğünüz çevrenin yanısıra şu anda  içinde olduğunuz çevreyi de gösterir.
 
Natal Yükselen'iniz daima önemli bir parçanız olacak, ama bildiğiniz gibi zaman durmuyor. Olgunlaşıyoruz; yeni beceriler ediniyoruz; çevremiz değişiyor. Zaman ilerlerken yaşam tarzımızla birlikte tercihlerimiz ve mecburiyetlerimiz de değişiyor. Progres Yükselen bize hayatımıza yeni boyutları nasıl kattığımızı, yaşam deneyimlerimizi nasıl renklendirdiğimizi, çevremizin üzerimizdeki etkisini ve hayattaki seçimlerimiz sonucu yaşamımızın nasıl geliştiğini gösterir. Progres Yükselen burç değiştirirken bebeği banyo suyuyla birlikte fırlatıp atmayız. Daha çok bebeğe yeni elbiseler alırız; yeni bir şeyler olur ve hayatımıza yeni şeyler katarız.
 
Bazıları hayat tarzlarını diğerlerine göre daha sık değiştiriyorlarmış gibi görünür. Bunların bir kısmı Progres Ay'ın Yükselen'e karşıt geçişi gibi faktörler veya transitlerle gösterilir, fakat hayat tarzı değişikliği modelinde, Yükselen burcun kendi içinde varolan  bir başka faktör vardır. Belirli bir biçimde bu, Yükselen'inizin uzun yükselimdeki (long ascension) bir burçta ya da kısa yükselimdeki (short ascension) bir burçta olup olmadığı ile  ilgilidir. Kuzey yarımkürede  Oğlak'tan, İkizler'e kadar (İkizler dahil) olan burçlar kısa yükselimde iken, Yengeç'ten Yay'a kadar (Yay dahil) olan burçlar uzun yükselimdedirler. Eğer Güney yarımkürede doğduysanız, Oğlak'la İkizler arasındakiler uzun yükselim burçları ve Yengeç ile Yay arasındakiler de kısa yükselim burçlarıdır.
 
Bunun anlamı nedir? Kısa yükselim burçlarının tırmanışı iki saat veya daha kısa süre iken, uzun yükselim burçları iki saatten daha fazla bir zamanda yükselmektedirler. Kesinkes iki saatten ne kadar çok ya da az olduğu, doğum yeri enleminize bağlıdır. Bir örnek vermek gerekirse,  45 derece Kuzey Enlemi ve 0 derece Aslan Yükselen'de doğan biri yaklaşık 40 yıl Aslan Yükselen'de kalacaktır, çünkü Aslan  bu enlemde yaklaşık 2 saat 40 dakikada yükselir. Tersine, 0 derece Kova Yükselen'de doğan biri sadece 20 yıl Kova Yükselen'de kalacaktır, çünkü Kova bu enlemde yaklaşık 1 saat 20 dakikada yükselir.
 
Peki tüm bunların anlamı nedir?  Her şeyden önce şu açıktır ki, uzun yükselim burcunda doğan birisine göre kısa yükselim burcu sırasında doğan birisi daha fazla Progres Yükselen değişikliği deneyimler. Her zaman Progres Yükselen'deki  bir burç değişimi birey için yaşam tarzı değişikliği demek olduğundan, daha fazla burç değişikliği daha çok yaşam tarzı değişikliği anlamını taşır. İkinci olarak, burada bazı psikolojik ve sosyolojik bağlantılar olabilir. Eğer bir burcun yükselişi uzun zaman alıyorsa,  bu burçta doğan insanların sayısının kısa yükselimli bir burçta doğan insanların sayısından daha çok olabileceği ihtimali vardır. Böylece kısa yükselimli burçlar daha az yaygın yaşam tarzı tercihlerini gösterebilirken, uzun yükselim burçları en rağbet gören yaşam stilini işaret ediyor olabilir. Bu, kısa yükselim burcuyla doğanların ya toplumun çoğunluğuyla uyumlu olmak çabasıyla veya en azından  kim olduklarını ve hangi noktada bulunduklarını yansıtan bir çevre için sıkı arayış içine girme zorunluluğun  bir sonucu olarak yaşam tarzlarını daha çok değiştirdikleri anlamına gelebilir.
 
Bir Astrolojik prensibe göre, her burç bir önceki burca karşı bir ölçüde, bir reaksiyon eğilimindedir Bunu akılda tutarak, Progres Yükselen burç değiştirdiğinde bekleyebileceğimiz değişikliklerin türleri için bazı ana hatları belirleyebiliriz :
 
Koç: Her ne zaman İlerletilmiş Yükselen burç değiştirse, yeni deneyimlere ulaşma eğilimi belirir ama bu eğilim özellikle Balık'tan Koç'a geçerken çok güçlenir. Balık Progres Yükselen sıklıkla bir balonun ya da kozanın içinde, dünyanın sularını tahlil için ara sıra görünerek yaşamak eğilimindedir. Koç dünyayı şiddetli bir hücumla fethederek almak ister. Önceki söz dinleyen/halim-selim çocuk  bu aşamada aniden, iddialı olmanın gücünü öğrenirken oldukça sıkı bir şekilde dizginleri ele almak ihtiyacı hisseder. Öte yandan bir yetişkin, hayatın arka planından liderlik rolüne soyunmak için ortaya çıkar.
 
Boğa:  Koç döngüsündeki bütün  bu yarıştan sonra,  şimdi hayatınızın hızını yavaşlatmak ve yerleşmek için hazırsınızdır. Bazı insanlar bu döngüde, sorumluluk aldığı bir ilişkinin içine girmek  veya bir aile kurmak için sosyal koşuşturmayı terk ederler. Bazıları da çevrelerine bahçe düzenleme, dekorasyon gibi  işler yoluyla daha güzelleştirerek bakarlar. Kadınlar için kural olarak elbiseler satın almak makyaj ve görünüm daha öne çıkar. Erkekler de elbiselerine ve görünüşlerine daha dikkat ederler. Görünüm tüm durumlarda daha sabit  olma eğilimindedir.
 
İkizler: Tüm bu Boğasal sükunet aniden biraz sıkıcı görünmeye başlar. Çevrenizi biraz daha canlandırma yolları arar, şurada burada küçük kurslara başlar ve küçük yolculuklar yaparsınız. Daha az inatçı ama daha sosyal ve daha nazik olursunuz. Şimdilik eğer eğlenceliyse herhangi bir şeyi bir iki-kere denersiniz. Ancak kararsızlık ve tutarsızlık artabilir.  Bu progresyon sırasında  bazı insanların sigaraya başladıklarını, diğerlerinin de bıraktıklarını gördüm..
 
Yengeç: Bazı insanlar bu değişimi zor bulurlar. Birincisi, kısa yükselimden uzun yükselime veya tersine geçiyorsunuzdur ve bir diğer neden olarak da olayların yönünü akıldan çok duygular belirlemeye başlar. Bazıları yaptıklarınızı etkileyen  garip ruh halleri, duygular ve özlemlerden şikayetçidir. Size bağlı olan insanlar veya sizin bir başkasına bağlılığınız/güveniniz, tarzınızı sınırlayabilir. Güvenliğin yükselmesi için vurgu, aile çemberi içindeki aktivitelere, gerçeğe birebir uygunluğa veya gözle görülür koşullarınızın sembolik zenginliğine yönelme eğilimindedir. Muhtemelen İkizler döngüsünde olduğunuz zamanlardan daha çok evde vakit geçirmeye başlarsınız.
 
Aslan: Genellikle Yengeç'ten Aslan'a doğru bir ilerleme, evle veya aileyle ilgili  bir değişikliği ya da bitişi getirir. Belki çocuklar yuvadan uçarlar; yaşlı ebeveynler huzurevine giderler; bazen boşanma vardır. Daha çok dışarı çıkarsınız ve birisi sizinle ilgilenir. Sonuç daha güçlü bir durum, otorite ya da tanınıp kabul görme veya eğer buna açıksanız bir aşk macerası olabilir. Eviniz ve kendiniz için daha fazla lükse düşkünlük göstermeye başlayabilirsiniz.
 
Başak:  Biraz abartılı, savurgan ve heyecanlı olabilen bir dönemden sonra burası bir iş değişikliği veya yaşam tarzının dengelenmesi durumunu getirebilir. Aslan aşaması ile zıt olarak, kişisel gücünüzü ve sınırlarınızı görüp kabul ederken, daha ihtiyatlı ve  daha gerçekçi olursunuz. Belki zorunlu ve işinizin bir parçası veya ihtimali olarak insanları artık güvenli ve şeyleri çekici olarak görmediğiniz için aynı zamanda daha eleştirel olabilirsiniz.
 
Terazi: Terazi hiçbir şekilde tembel anlamına gelmezken, Başak'tan Terazi'ye  geçiş bir önceki evrede edindiğiniz bu eleştirel eğilimlerden ve kılı kırk yaran rutinden kademeli bir şekilde (sıyrılarak) rahatlamayı işaret edebilir. Tüm bunlara daha anlayışlı olursunuz ve genelde daha yumuşak, daha sıcak ve daha sevgi dolu yaklaşırsınız.. Çevreniz genel olarak daha uyumludur. Daha hoş bir ev içi düzen kurma ya da bir başka insanı eve getirme ihtimali vardır.
 
Akrep: Burada vurgu  kendinizi, hayatınızı ve ihtiyaç duyduğunuzu hissettiğiniz yerlerde yaptığınız değişiklikleri değerlendirmek üzerindedir. Duygular daha yoğun ve daha güçlüdür. Bazen sekse, ölüme ve genel olarak insan doğasına yaklaşımda büyük değişiklikler olur. İrade daha güçlüdür. Bazıları bir şeylerin gitmesine izin vermedikleri için içsel karmaşa yaşarlar, ama genel olarak  görünürde kararlılık ve sükunet hakimdir.
 
Yay: Daha az gergin/ciddi, daha az gizemli ve daha rahatsınızdır. Sosyal hayat daha canlı olmaya başlar. Muhtemelen yeni insanlar veya aktivitelerle ilgili risk almaya hazır olabilirsiniz. Belki daha çok piyango alırsınız  Hayatın her alanında, çoğu farklı kültürel, dinsel veya sosyoekonomik geçmişi olan insanlarla bağlantılar kurarsınız. Tümü size bir şeyler öğretecektir. İşte ve tüm alanlarda,  hareketlerinizde daha çok özgürlük isteyeceksiniz.
 
Oğlak:  Yay oldukça özgür bir eksen etrafında dönme eğilimindeyken, sorumluluklar Oğlak progresyonu ile önem kazanmaya başlar. Davranışlarınız daha amaca yönelik ve daha az esnek olur; durmadan ve sıkı  bir şekilde çalışmaya itilirsiniz... Ne yapmak istiyorsanız onu yapmak istersiniz ve başarılabileceğini görürsünüz. Hayat gerçektir; hayat ciddidir ve  hissediyorsunuzdur ki şimdi ciddi olmanın zamanıdır. Bazen bu progresyonun başlangıç evresinde evren sizi sabitlemiş ve sizinle ilgili her şey unutulmuş gibi hissedersiniz; bir başka deyişle ümit ertelenmiştir.
 
Kova: Muhtemelen herkes hayatınızda, kişiliğinizde ve belki gardrobunuzda gerçekleşmekte olan olağanüstü değişiklikleri konuşacaktır. Anahtar kelime, reformdur. Başkalarının fikirlerini değiştirmeye gayret etmeniz ihtimali yanında, kendi fikirlerinizi de değiştiriyor olmanız beklenir. Yeni aktivitelere ve ufuklara doğru rehber olacak yeni arkadaşlar edinmeniz yüksek ihtimaldir.
 
Balık: Balık kaçışın burcudur; bu yüzden bu evre açılırken birinden ya da bir şeyden kaçma isteğinin belirmesi ihtimal dahilindedir.. Hayal dünyanız artık daha önemli olmaya başlar, böylece okuma, müzik veya hayal gücünü teşvik eden diğer şeylerin sosyal hayatın ve amaçların önüne -bazı amaçlar hala varlığını sürdürse de- geçmeye başlaması sürpriz olmaz. Eğer bu progresyona sahip birileri ile yaşıyorsanız, onların önceye oranla kendileri için biraz daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını tahmin edebilirsiniz.. Eğer bu sizin progresyonunuzsa, kendinize günlük tutabilmek, meditasyon ya da sadece hayal kurmak ve boşluğa dalıp gitmek için zaman ayırın..
 
Hiç bir etken  bir yılın veya hayatın yönünü, akışını belirlemezken, Progres Yükselen burç değiştirdiği zaman rüzgardaki değişikliklere ( ya da olmakta olana) kesinlikle işaret eder.. İyi bakın!

27.08.2017

ASTROLOJİDE YAPTIĞIMIZ HATALAR

Astroloji'de yaptığımız hatalar
Astroloji'de yorum yapmak, o dili konuşmak kuşkusuz konuşanın mahareti ve bilgi seviyesi ile doğru orantılıdır. Astrolojik harita bir kod gibidir. Astrolog bu kodu okuyabilir ve değişik seviyelerde yorumlayabilir. Bu seviyeler fiziksel, psikolojik ve ruhsal (esoterik anlamda) olabilir. Günümüzde, Astroloji popüler hale gelirken, kendi dilinde de deformasyonlar oluşmaya başladı. Nasıl Türkçe konuşurken kimi zaman başka dilden kelimeler kullanıyorsak, astrolojide de önemli bir kirlenme ve deformasyon yaşayabiliyoruz. Aslında bu durum dilin zenginliklerini yeteri kadar ayırt edememekten kaynaklanıyor. Astrolog yorum yaparken aslında hiçbir zaman özgür değildir, haritaya bağlı durumdadır. Aksi takdirde, kendi kafasına göre, bir takım şeyleri yanyana getirerek yapay cümleleler üretiyor ve bunları gerçek olanın yerine koyarak ilerliyorsa, artık bu kişi astroloji yapmıyor daha çok sanal, gerçekle örtüşmeyen yeni bir alan yaratıyor demektir.

Astroloji uygulamalarında yaşadığımız en sık hatalardan birisi burçlarla evleri birbirine eş değer kabul etmek biçiminde oluyor. Bu durum özellikle Astroloji'nin temel kaynaklarını bilmeden, sadece son dönemde yazılmış kaynakları kendilerine ana referans alanlarda görülüyor. Onlara göre 12 burç ve 12 ev var ve burcun ifadesi doğrudan evle ilgili konuları da belirlemekte. Aynı kolaycı tutum benzer biçimde modern gezegenlerin burçlara yönetici kabul edilmesinde de yaşanıyor. Şimdi konuyu biraz daha açacağım.

Örneğin yükselen burcu yani 1. evi alalım. Zodyak'taki sırada ilk burç Koç olduğu için ve Koç-Mars ilişkisi yüzünden Mars'ın da yükselen burçla bağlantılı olduğu gibi bir sonuca varabiliriz. Halbuki Kalde düzenine göre bakıldığında bu evin ilgili gezegeni Satürn'dür. Zira Satürn sınırların, kural ve tanımların gezegenidir. Yükselen burç bizim çizdiğimiz sınırları ve kendimizi nasıl tanımladığımızı anlatır. Satürn aynı zamanda kapıyı, geçiş noktasını da temsil eder ve yükselen burç haritanın hayata açılan ilk kapısıdır. Esoterik anlamıyla "Ruh" bu kapıdan geçerek bedenlenir ve maddi dünyaya (Satürn) ayak basar, gerçekleriyle karşılaşır. Bu evde kendini keyifli bir biçimde ifade eden gezegen ise Merkür'dür. Zira dil kafa içinde (baş yine anatomik olarak 1. evle ilgilidir) yer alır. Merkür bu evde kendini daha yetkin hisseder. Mars değil ! (Kuşkusuz 1. ev köşe bir ev olduğu için – angular – bu evde bulunan her gezegen önemli bir otorite kazanır ama bu doğrudan ilişki kurmak için yeterli değildir)
Bir başka örnek için yedinci eve, alçalan burca bakalım. Eğer Zodyak'taki sıralamayı takip edersek, yedinci burç Terazi olduğu için bu evin de Venüs'le ilişkili olduğu söylenecektir. Bu evin ansiyen bilgilerdeki ilişkili gezegeni Ay'dır. İlişki çok belirgindir zira Ay Satürn ve Güneş ilkelerinin (astrolojik açıdan "baba" ilkesini açıklayan gezegenler) karşısında durmalıdır. Güneş bu evde batar ve yerini gece yani Ay alacaktır. Ay Güneş gökyüzündeki tek ortağı, partneridir. (Kral ve kraliçe gibi de düşünebiliriz)
Karşılaştığımız hatalardan en trajik olanı ise daha önce size başka bir yazıda (Nerede o eski yöneticiler ? ) anlatmaya çalıştığım gibi Satürn ötesi gezegenlerin (Uranüs, Neptün ve Pluto) kıyasıya kullanılması ile ilgilidir. Günümüzde neredeyse herkes Uranüs, Pluto ya da Neptün gibi jenerasyon gezegenlerinin etkilerini kişisel yorumlarda kontrolsüz ve sanki bu enerjilere doğrudan sahiplermişçesine kullanmaktalar. Halbuki adı üstünde bu gezegenler "Jenerasyon" gezegenleridir. Etkileri bir kuşağı oluşturan sosyal, ekonomik, teknolojik ve ideolojik gelişmeleri anlatmaktadır. Eğer bu gezegenleri hepimiz kullanabilseydik hepimiz Bill Gates, Leonardo da Vinci ya da Einstein gibi çağlara damgasını vuran kişiler oluverirdik.

Fakat insanoğlu çoğunlukla doyumsuz ve hep kendini yukarılara layık gören bir varlık olduğu için, biraz zoraki biraz fantezi, bilinçsiz bir biçimde bu gezegenlerin özelliklerini son derece "kişiselleştirmiş" durumdayız. Satürn'e kadar olan gezegenler ne güne duruyor ?

Benzer biçimde, dikkat çeken bir deformasyon da burç yöneticileri ile ilgilidir. Jenerasyon gezegenlerini atfedilen aşırı kişiselleştirilmiş yaklaşım yüzünden Uranüs Kova, Neptün Balık ve Pluto ise Akrep burcu ile bire bir ilişkili olarak yazılmakta, yorumlar bu şekilde adeta zorla yırtılmaktadır. Halbuki Uranüs, Neptün ve Pluto tekrar tekrar vurgulamak ihtiyacındayım kişisel değillerdir, bu gezegenler çağları şekillendiren enerjilerdir. Bu yüzden hiçbir burçla tek başlarına doğrudan ilgili değillerdir. Yükselen burcu Akrep birisi için Mars kişisel anlamda açıklayıcıdır. Balık için bu Jüpiter, Kova için ise Satürn'dür.
Geçtiğimiz günlerde hava koşulları ve son günlerde yaşanan kar ve soğukla ilgili e-gruba mesaj atan bir arkadaş "buzlanma" ile ilgili Uranüs'e bakamaz mıyız diye sormakta. Kuşkusuz buradaki mantık Kova burcundan kaynaklanmakta zira Kova burcunun başladığı günlerdeyiz. Eğer temel bilgileri biraz karıştırırsak Kova'nın ilgili gezegeninin Uranüs değil Satürn olduğunu görebiliriz. Satürn kuru ve SOĞUK niteliğe sahip bir gezegendir. Satürn soğutur, ağırlaştırır, katılaştırır. (Yaşam içinde enerji barındırır ve hepimizin doğal bir ısısı vardır. Öldüğümüzde soğuruz, Satürn bu yüzden sonlanmayı da gösterir ve yaşama karşı durur) Nitekim en son kar yağışlı hava Kova burcundaki yeniayla eşzamanlı gerçekleşti. Neredeyse öyle bir noktaya ulaşacağız ki Astroloji'yi kaybedeceğiz.

Aslında tüm bu örnekler bize astroloji dilini kullanırken doğru gramer bir içinde olup olmadığımızı da gösteriyor. Bir diğer çarpıtmaların bolca yapıldığı nokta da gezegen-burç ve ev kombinasyonlarını bir arada yorumlamakla ilgili. Çoğu zaman astrolojiyi konuşmanın esas yolunun bu üçlüyü yorumlamaktan geçtiği düşünülse de, aslında göz önüne alınmayan pek çok diğer faktör aslında bu alanda ne kadar kendi başımıza buyruk hareket etmemize neden olabilir. Bu durum kendi kendimizi kafamızdaki astroloji vokabüleri ile sınırlamak ve adeta yapay bir dil yaratmaya benzer. Halbuki bir gezegeni değerlendirirken, temel ve tesadüfi asaletleri, yaptığı karşılıklı alışverişi, dispozitörünün durumu, dizpozitörü ile olan açısı ve aynı evde duran diğer gezegenlere başvurmak gerekir.

Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Albert Einstein'ın haritasında Ay Yay burcunda 6. evde duruyor. Eğer sadece Ay-Yay  ve 6. evi birleştirirseniz ve tüm haritayı görmeden böyle devam ederseniz Albert Einstein'ı bulmanız ancak rulette bahis oynamaya benzer. Burada uzun uzun psikolojik bir yoruma girmeyeceğim ama kaba anlamıyla bu kombinasyon örneğin SAYISIZ görünümü içinde örneğin bir astrolog tarafından kişinin kendi çalışma koşulları içinde (6.ev)  duygusal açıdan (Ay) araştırmayı, özgür çalışmayı sevdiği ve bu alanda fikirler ve ideolojiler kurduğu biçiminde de yorumlanabilir. Ya da başka bir yorum kişinin sağlığı ile ilişkiye yoğunlaşabilir. Ama hangisi ? Hangisi Einstein'ınkisi ? Çünkü böyle düzinelerce yapacağınız kombinasyonlar bizi ancak sanal bir dünyaya götürür. Kendi başımıza kurup, kendi başımıza eğlendiğimiz bir dünya.
Halbuki haritada Ay'ın dispözitörü Jüpiter'dir (Yay) ve Jüpiter Kova burcunda 9. evdedir. Başka bir anlatımla 6. evle (çalışma koşulları, örneğin bir laboratuar ya da ofis) 9. ev yani soyut düşünme, felsefeler yapma, inançlar kurma ve bilimsel düşünme (Kova) iç içedir. Bu yüzden özellikle Astroloji öğrencileri harita yorumlamanın sadece üç kombinasyonu kafalarına göre bir şekilde bir araya getirilmemesine dikkat etmeliler ve her zaman hayatını iyi bildikleri bir harita üzerinde çalışmalıdırlar.

Bir başka örnekte Marilyn Monroe'nun Venüs'üne bakalım. Venüs Koç burcunda ve 9.evdedir. Eğer sadece bu üçünü bir araya getirirsek kişi ilişkilerinde, aşk hayatında canlı, sıcak ve kolay tüketen ve özellikle bu enerjisini yeni kişiler tanımak ve ufuklarını geliştirmek, örneğin entelektüel kişilerle bir arada olma yolunda kullanabilir diyebiliriz. Daha bir çok, neredeyse sonsuz alt tanımlarla bunu açıklamaya çalışabiliriz. Halbuki Venüs'ün dizpozitörüne bakarsak bu hikaye aniden değişecektir. Haritada Venüs'ün dispozitörü Mars (Koç) Balık'ta ve 8. evdedir. 8. ev tüketen, hayata karşı duran bir alandır, aynı zamanda haritada Mars Venüs'ün 12. evinde çalışmaktadır. (Balık Koç'un 12. evinde kalır) Şimdi Monroe'nun ilişkiler ve aşk hayatında nasıl yıprandığını, hatta öldüğünü (Balık: uyuşturuclar ve  8.ev) görebiliriz.

Bu bağlamda anlatılabilecek pek çok konu daha var. Örneğin bir haritanın gündüz mü yoksa gece haritası olması da yorumu, ana göstergeleri değiştirir. Temel bilgileri ve Astroloji'nin gramerini eğer sadece günümüzde yazılan kitaplardan okursak bu tür trajik hatalara bol bol düşebiliriz. Burç yöneticilerinden, evlere kadar pek çok alanda bilgilerimizi gözden geçirmemiz ve körü körüne kafamıza göre bir yorum yapmamamız gerekiyor. 

21.08.2017

YÜKSELEN BURCU TANIMA VE ETKİLERİ

 YÜKSELEN BURCU TANIMA VE ETKİLERİ

Burada üzerinde en önemli bir husus olarak tekrar tekrar durduğumuz husus; kişinin “yükselen burcudur”. Zira astrolojik tüm olaylar, çoğunlukla yükselen burç yönünden aldığınız tesirlere göre oluşur. Şayet siz “yükselen” burcunuzu bilmiyorsanız ve hatta bundan daha ileri olarak, doğum anınıza göre çıkarılmış beyin açılım haritanıza sahip değilseniz, olayların nasıl ve ne şekilde sizi etkilediğini anlamanız mümkün olmaz. Peki, hiç mi anlama yolu yoktur?..
Bir pratik anlama yolunu size gösterebiliriz. Ama bilinmelidir ki bu kesin olmaz. Çünkü bazı hâllerde haritanızda bulunan herhangi bir eve düşen birkaç planet, o evdeki burcun sanki “yükselen” burcunuzmuş gibi yapınızı etkilemesine yol açar. Ama gene de pratik olarak dediğimiz yolu deneyebilirsiniz. Alacağınız Astroloji kitabında “yükselen burçlar” bölümünü bulun ve “yükselen” burca göre verilen fizik yapı tariflerini okuyun. Hangisi sizin fizik yapınıza en çok uyuyorsa muhtemelen “yükselen burcunuz” olabilir.
Karşınızdaki bir kişinin ya da kendinizin “yükselen” yani “dış” burcunuzu anlamanın bir pratik yolunu da kısmen burada özetlemeye çalışalım.
“Yükselen” burç tespitinde önce grubu, sonra da o grup içinde hangi burç olduğunu tespit edeceğiz...
Ateş grubundan işe başlayalım...
Koç elinde parmaklar; ince olmayan uzun ve tırnak uçları, küte yakın kavislidir. Esasen yükselen Koç tipi kişiler güçlü, orta ya da uzun boylu, alnı hafif açık ve çıkık tiplerdir. Eti dolgundur ama toplu denmez.
Bu grubun ikinci burcu Aslanlar ise yapılarıyla, saçlarıyla ve elleriyle hemen belli olurlar. Elleri bütün yakışıklı ve gösterişliliklerine rağmen, ister kadın olsun, ister erkek, bir pençe gibidir genelde. Güçlü ellerin parmaklarında eklem yerleri son derece belirgin ve kemiklidir. Su eli ne kadar etli, tombul, yumuşak ise, bu da zıddına o kadar sert, kemikli ve güçlüdür. Geniş omuzlar, kadınsa gür ve havalı saçlar, gösterişli hemen dikkati çeken bir yapı...
Yay’a gelince... Genelde, açık enli ve geniş bir alın, oval ve kemikleri belirsiz kılacak düzeyde bir yüz. Düzgün bir burun, etli olmayan dudaklarıyla konuşkan, iğneleyici ve zaman zaman da alaycı bir tip. Genellikle ince uzun, 35 yaşa kadar zayıf sonra balık etinde ve mide düzeyinde şişkinliği olan bir tip. Umumiyetle girdiği toplumlarda dikkati çeker.
Hava grubundakilere gelince...
İkizlerdekiler... Zayıf, ince, orta ve uzun boylu biri. Eller ince uzun ve kemikli; parmaklar kadınlarda kürdan gibi erkeklerde de son derece ince, tırnaklar ince uzun ve sivri. Kadın yüzünde güzellik, fakat erkekte son derece kemikli, iri bir burun, ufak kulaklar. Mideden şikâyetleri çoğunlukta... Sinir sistemleri hassas, elleri açık! Yerlerinde duramazlar ve sık fikir değiştirirler.
Terazi’ye gelince... Yüz ister kadın olsun ister erkek, son derece güzel. Eller kemikliliğini yitirmiş, fakat tombul da değil; boy orta uzun arası!.. Vücut düzgün. Yanakta ben söz konusu. Konuşkan, canlı, sevecen, hareketli!..
Kova’ya gelince. Hayli az rastlanır. Tıknaz, orta boylu güzel değil sevimli, cana yakın, özellikleri elektrik ve elektronik eşyalar ile ilgilenen, kendini beğenen bir tip. Eller az etli, ince uzun; tırnaklar uzun, ucu sivri.
Su grubundakilere gelince...
Yengeç... İster kadın, ister erkek hemen tanınırlar. Kısa veya orta boy. Etli sayılır bir vücut. Yuvarlak bir baş, üstü kemikli öne sarkık ucu sivri bir burun. Kadında göğüsler belirgin iri. Eller tombul, parmaklar kısa, etli ve uçları sivriye yakın. Zaman zaman aniden karamsarlığa kapılan bir tip. Çene ufak, nokta tip!..
Akrep de kolay tanınır. Orta veya kısa boy. Belirgin kemikli ucu kesik “V” çene. Bacaklar kısa. Yüz genellikle cazibeli. Ten umumiyetle pembemsi beyaz. Kadında ekstra etki söz konusu değilse, diğer su burçlarında olduğu gibi göğüsler ve kalçalar belirgin. Enerjisi kolay kolay tükenmeyen ve çevresine hükmeden bir tip. Her yerde yönetici tavırlar ve eleştiricilik...
Balık ise son derece toplu. Büyük yuvarlak ya da hafif oval etli yüz, iri burun, iri kulak, Akrep’te olduğu kadar arkaya yapışık değil. Yuvarlak etli çene ve gıdı!..

“İç” burç kişinin istidadını gösterir.“Dış” burç kişinin kabiliyetini gösterir.

Evet, buraya kadar anlattıklarımız pratik olarak kişinin “yükselen” burcunu tanımak için bir formül; ama asla kesin olarak böyle diyemeyiz; çünkü o kadar sayısız yarattığı oluşumları vardır ki Cenâb-ı Hakk’ın, bunları ancak gruplar içinde mütalaa edebiliriz.

25.07.2017

YÜKSELEN BURÇLARIN FİZİKİ TİPLERİ



YÜKSELEN BURÇLARIN FİZİKLERİ
Burada üzerinde en önemli olarak tekrar tekrar durduğumuz husus, kişinin “yükselen burcudur”. Zira astrolojik tüm olaylar, çoğunlukla yükselen burç yönünden aldığınız tesirlere göre oluşur. Şayet siz “yükselen” Burcunuzu bilmiyorsanız ve hatta bundan daha ileri olarak, doğum anınıza göre çıkarılmış beyin Açılım haritanıza sahip değilseniz, Olayların nasıl ve ne şekilde sizi etkilediğini anlamanız mümkün olmaz. Karşınızdaki bir kişinin ya da kendinizin “yükselen” yani “dış” Burcunuzu anlamanın bir pratik yolunu da kısmen burada özetlemeye çalışalım.

YÜKSELEN KOÇ BURCU TİPİ
Çok görülen koç tipi orta boyludur. Ancak uzun boylu koçlar da vardır.Her iki şekilde de ortak özellik, dolgun etli ve kaslı bir vücuttur. Kol ve bacak adaleleri çok güçlüdür. Bu özellik onları canlı ve hareketli yapar. Omuzlar geniş, kalça dardır. Bacak boyu bedene nispetle kısadır. Kollar uzun değil fakat güçlüdür. El ayası uzundur. Parmaklar dipten uca aynı kalınlıkta olup, parmak uçları küte yakın kavislidir. Çatık kaşlar, kavisli uzun burun, sert ve keskin gözler bakışlı adeta bir Koç yüzünü anımsatır. Kirpikten yana da zengindir. Alın açık ve çıkıkçadır. Renk genellikle erkeklerde koyu, Kadınlarda biraz daha açık olur. Saçlar kalın telli, dalgalı hatta kıvırcıktır. Yüzde bir iz bulunması çok doğaldır.

YÜKSELEN BOĞA BURCU TİPİ
Orta boylu, etli, tıknaz hatta göbeklidir. Kol ve bacaklar kısa ve tombuldur. En tipik özelliği, sanki boyun yokmuş gibi başın bedene oturmuş olmasıdır. Aslında çok kısa bir boyun vardır. Birde ensedeki çıkıntı tipiktir. Yüz yuvarlak, ağız, , kulaklar burun dudaklar etli ve iridir. Yanakta gamze veya tombulluk olur. Çene kısadır. Yüzde masum ve sakin bir ifade vardır. Ama kızdığı zaman bu ifade çok sert olur. Eller toplu ve etlidir ama çok yumuşak değildir. Parmaklarda boğumlar vardır. Parmak uçları hafif yuvarlaktır. Genç yaşta çok toplu olmasa bile yaş ilerledikçe kilo artar. Zayıf boğa tipine pek rastlanmaz.

YÜKSELEN İKİZLER BURCU TİPİ
İlk akla gelen tipik özellik, incelik, uzunluk ve zayıflıktır. Orta boylu bile olsa kesinlikle zayıftır. Ancak bu zayıflık güçsüzlük demek değildir, aksine kuvvetli ve son derece çeviktir. Kilo almaya uygun olmayan tiplerdir. Kollar bacaklar uzun, vücut kemiklidir ama kemikler ince ve muntazamdır. Yüz erkekte iri kemikli ve belirgin köşeli, kadında daha hoş, zarif, ince ve estetik üçgen biçimindedir. İrice olan burun muntazam fakat uzuncadır. Yüzde çiller görmek mümkündür. Dudaklar ince, etsizdir. Kulaklar küçük ve muntazamdır. Boyun uzundur. Eller ince uzun, parmaklar kürdan gibidir. Parmaklarda eklem yerleri kemiklidir. Bu yüzden parmak dipleri ince kalır. tırnaklar ince, uzun ve sivridir. Eller çok maharetlidir. Elleri, kolları, ayakları devamlı hareket halinde olan kişiler kesin İkizler burcudur. Solak olanlar da genellikle bu burçtan çıkar … Yaşlandıkları zaman bile genç görünen bir yapısal özellikleri vardır.

YÜKSELEN YENGEÇ BURCU TİPİ
Hemen diyebiliriz ki, kısa boy … Vücut oldukça toplu hatlar yuvarlaktır. Omuzlar düşükçedir. Baş da yuvarlaktır. Burnun üstünde kemik çıkıntısı bulunur ve öne doğru sarkmış bir görünüşü vardır. Gaga burun … Burun ucu genellikle sivridir. Gözler masum ifadeli olup yuvarlaktır. Renkli göz verebilir. Çenenin çok ufak olması ve çene altındaki ikinci çene birikintisi tipik özelliktir. İç yapıda ateş gurubundan bir burç varsa yanaklar kırmızı olur. Eller , tombul küçük … Parmaklar oldukça kısa, yumuşak etli ve uca doğru sivrilen bir yapıdadır. Ayaklar da ufaktır. Yengeç denilince akla gelen önemli bir özellik de belirgin, iri göğüslerdir. Yumuşak bir yıldız etkisi varsa memeler büyük fakat güzel olur. Kalça fazla değildir ama hatırı sayılır bir karın vardır. Yürüyüş iki yana sallanır gibidir.

YÜKSELEN ASLAN BURCU TİPİ
Boylu poslu, enine boyuna, aslan gibi gösterişli …. ifadesi bu burç insanını iyi tarif eder. Omuzlar geniş, kalça dardır. Kemikler kalındır. Et yapısı serttir. Bu iri, uzun ve kuvvetli yapıya oranla baş küçüktür. Saçların gür olması özel bir çekicilik ve hava verir. Gözler büyük ihtimalle renkli olur. Çenede bir çukur veya çizgi olur ki bu da bir özellik verir. Hoştur, yakışıklıdır, çekicidir ama ne yazık ki eller için aynı şeyler pek söylenemez. Tipik aslan eli “pençe” gibi olur. Yani, kemikli, eklem yerleri, el çizgileri ben buradayım dercesine derindir belirgin çok. El sert ve çok güçlüdür. Kendinden emin ve kuvvetli oluşuna rağmen yürüyüşü yumuşaktır.

YÜKSELEN BAŞAK BURCU TİPİ
İncelik, düzgünlük, temizlik, zariflik başak tipini iyi tarif eder. Ancak vücut kısımlarını tek tek incelemeyin. Çünkü güzel olmayan kısımlar vardır ama her ne hikmetse genel görünüşü çok güzel olur. Manken tipidir. Bedenleri zarafetini hiç bir zaman kaybetmez. Sanki giysi taşımak için vardırlar. Bel inceliği önemli bir özellik sayılabilir. Genelde çok tipik özelliği olmayan vasat fakat hoş tiplerdir. Ten rengi koyudur. Cilt muntazam ve pürüzsüzdür. Makyaj için müsaittir. Yüz hatları düzgün görünür. Gözlerde hafif alaycı bir bakış vardır. Belli etkiler varsa eller çok güzel olur. Diş yapısı tipiktir. Ön iki diş uzun veya aralıklıdır. Sert etki almışsa abartılı kısımlar görülür. Çok iri bir burun, ağız, çıkık diz ve topuk kemiği gibi …

YÜKSELEN TERAZİ BURCU TİPİ
Erkekte yakışıklılık, kadında güzellik verir. Özellikle yüz çok güzel olur. Ten yumuşak ve hoştur. Boy ne uzun ne kısa, ikisi arasıdır … Kemikler düzgün ama belirgin değildir. Etlimsi hafif bir yapısı vardır. Kilo almaya yatkındır. Yüz ovalimsidir, hatlar narin ve düzgündür. Yanakta özellik veren bir ben olabilir. Eller kemikliliğini kaybetmiştir. Hafif etli, parmak dipleri aralıksız, uca doğru hafif incelme görülür. Giyimine düşkündür. Giysilerinde renk uyumuna çok dikkat eder. Erkeklerde fular takmak, bayanlarda eşarp kullanmak, onlar için gerçek şıklığın temelidir.

YÜKSELEN AKREP BURCU TİPİ
Genellikle orta veya kısa boylu. Kalın ve pek biçimli olmayan kemik yapısı, kısa ve çoğunlukla hafif eğri bacaklar … Göğüs ve kalçalar belirgindir. Boyun kalındır. Bedensel görünüm çok güçlüdür. Ama en tipik akrep özelliği ise kesik “V” çene ile başa yapışık uzun kulaklardır. Çene belirgin kemiklidir; “V” gibidir ama ucu kut kesilmiş! … Gözler güzel, bakışlar etkileyicidir ancak ciddi ve inceleyen bir yüz ifadesi vardır. Yüz hatları keskindir. El ve ayaklar kabadır. Diğer su yapılarındaki gibi yumuşak değildir. Sonuçta belki güzel değil ama seksi bir çekicilik verdiği kesindir.

YÜKSELEN YAY BURCU TİPİ
Uzunca boy, ince ve düzgün yapı, genişçe omuzlarla sportif ve asil bir hava sergiler. Kalça kısmı belirgindir Özellikle bayanlarda kilo artışı kalça kısımlarda olur. Orta yaşı geçen yay erkeğinde ise göbek oluşur. Yay en tipik özelliği ise geniş ve açık bir alın olup erkeklerde bu açıklık alnın iki tarafında daha derindir. Kadında alın çok açık olmaz, erkekteki gibi saç açıklığı çok belirgin değildir. Yüz oval olup kemikli değildir ama etli de değildir. Yüz “V” harfi ile “U” harfi arasındaki bir görünümdedir .. Hatlar hoştur. Burun kalemle çizilmiş gibi güzeldir. Dudaklar ince ve etsizdir ki alaycı olabilsin. Güneş gördükçe yüzde çiller ve benler belirebilir. Bazen ön iki diş biraz uzunca olur. El ayası parmaklardan daha uzundur. Parmaklar muntazam ve az etlidir ama kemikli değildir. Parmak uçları hafif yuvarlaktır. Bedenlerine oranla kollar uzundur.

YÜKSELEN OĞLAK BURCU TİPİ
Orta boy, bazen de kısaca bir boy … İnce ve kemikli bir yapı. Sırt hafif öne doğru eğik gibi durur. Göğüs yapısı dardır. Bacaklar kemiklidir. Dizler çıkıkçadır, iki yana hafif sallanır gibi yürürler. El ayası ve parmak uzunluğu eşittir. Kare el yapısı … Parmak uçları kesilmiş gibi küttür. Bu özellik tipiktir. Parmaklar sert etli ve kalındır … Uzun yüz ve elmacık kemikleri çıkık Oğlak yüzünü iyi tanımlar. Ancak, yüzün genel görünümü “U” harfini andırır. Yanak kısmı etlicedir. Çene uzun, gözler badem göz, bakışlar etkileyici ama donuk …. Alın geniş, açık ve hafif çıkık gibidir. Erkekte sakal ve bıyık çok seyrektir. Bu yüz güzel olmasa bile kesinlikle fotojeniktir. İyi yıldız etkileri varsa esmer güzelleri çıkar. Oğlak yüzü soğuk güzellik verir. Sanki bu yüze gülmek yasaklanmıştır.

YÜKSELEN KOVA BURCU TİPİ
Genellikle orta hatta kısa boy, toparlak ama sevimli bir beden … Kadında yüz ve cilt çok güzeldir. Kadife gibidir adeta bakmaya kıyılmaz. Erkek kova yüzü ise, afacan, yaramaz bir çocuk yüzü ifadesi taşır … Burun kalkık olabilir. Dişler muntazamdır. Tıknaz, etli, yuvarlak hatlı bu beden güzel olmasa da hoş ve cana yakın hava yaratır. Bazen bayanlarda, belden yukarısı, belden aşağısı adeta kova gibi yuvarlak olur normal. El ve ayak bilekleri boğumlu olabilir. Kovaların çoğunda bacaklarda varis bulunur. Eller küçük, az etli, parmaklar daha uzun ve uçları sivrimsidir. Parmak dipleri daha topludur. Özetle farklıyım diyen bir yapı sergiler.

YÜKSELEN BALIK BURCU TİPİ
Kısa boylu çabuk kilo alabilen, etli, yumuşak ve sulu bir yapı … Kol ve bacakların kısalığı tipik özelliktir. Omuzlar dardır. Buna mukabil ayaklar büyükçedir ve muntazam değildir. Tombul ve küçük eller, parmaklar kısa ve boğumludur. Ten soluk beyazdir. Yürüyüş yuvarlanırcasınadır … Büyük ya da hafif ovalimsi etli bir yüzde yuvarlak burun, dolgun dudaklar ve kulaklar iri kalır. Ama kulaklar akrepteki kadar arkaya yapışık gibi değildir. Hülyalı, uykulu bakan gözler güzeldir. Uzun kirpikler onu süsler. Genelde güzel değildir ama sevimlidir. Kadınlarda daha cazibeli hava verir. Yaş ilerledikçe kilo daha da fazlalaşır.


“İç” burç, kişinin İSTİDADINI gösterir.
“Dış” burç, kişinin KÂBİLİYETİNİ gösterir.
İnsanların şu yaşam sırasında birbirlerine olan sempatilerinin ve antipatilerinin altında tamamıyla burçlarının birbiriyle uyuşup uyuşmaması hususu yatar.
Halk arasında “yıldızı barışmadı” ya da “yıldızı uydu” denilen tâbirlerin kökeninde, o kişilerin burçlarının etkileri ile birbirleri arasındaki ya çekim ya da itiş kastedilir.
Bu Husus Müslim’deki bir hadis-i şerîf’te, Ebû Hüreyre radıyallahu anh tarafından şöyle nakledilir: Rasulullah (S.A.V.) şöyle buyurdu:
“Ruhlar, (âhirette sınıf sınıf) toplanmış cemaatlerdir. Bundan ötürü, içlerinden birbirleri ile tanışanlar, sevişip anlamışlardır. Birbirleriyle birleşmeyenler ise ihtilâfa düşmüşler, anlaşamamışlardır “!. Böyle olunca insanlardan kimler birbirlerini severler ve kimler de birbirlerine yaklaşamazlar, iterler.
İki insanın şayet;
“İç” burçları aynı guruptan, “dış” burçları aynı guruptan ise birbirlerine sempati duyarlar.
“İç” burçları aynı, “dış burçları” ayrı, biri ateş öteki hava ise, yahut biri su diğeri toprak ise birbirlerine çekerler.
“İç” burçları biri ateş diğeri su ya da toprak ise kafaca bir araya kolay kolay gelemezler . Hele dışları da ateşe karşı su ise adeta birbirlerini iterler.
“İç burçları” birbirine yakın fakat “dış” burçlar ters arkadaşlık etmeleri zordur beraber ise. Mesela iç hava-suya dış ateş – su. Ya da iç hava – ateşe dış ateş – toprak, dış ateş – su.
Bir de şu husus vardır; çaprazlama bakış acıları…
Mesela siz “düşünce” yapınızla yani “İç” burcunuzla karşınızdakinin davranışsal yani “dış” burcuna bakarsınız ve beğenirsiniz, ama kafaca uyuşamazsınız. Sebep? ..
Çünkü sizin içinizle – dışınız çaprazdır. Yani iç Burcunuz hava ya da ateş, yahut bunun aksi su veya toprak; buna mukabil karşınızdakinin de bunun gibi zıt bir durumdur. Diyelim ki sizin içiniz hava dışınız sudur, onun da dışı ateş içi topraktır. Şimdi siz hava gurubundan olan kafa yapınız ile onun ateşsel “dış” ini seveceksiniz ama konuşup anlaşmaya gelince sizin kafa yapınız ile onun kafa yapısı da bağdaşmayacaktır.
Daima yaşama ve olaylara apayrı pencerelerden bakacaksınız ..
Demek ki iki insanın bir aradaki yaşamı, iş ve arkadaşlık ya da evlilik olsun hep bu burçlarının; yani beyin açılımlarının birbirine uyması ve dolayısıyla beyinlerinin yaydığı radyasyonların birbirini en azından itmemesine bağlıdır. “İç” ya da “dış” ları birbirini çekmeyen insanların ise bir arada bulunmaları imkan dışıdır.
“Dünyada kim kimle beraber ise ölüm ötesinde de onu arar ve onunla beraber olmak ister” sırrı kısmen bu esasa duruyor.
Demek oluyor ki insanların arasındaki münasebetler ve Sempati – antipati konusu dahi beyinler arası benzer açılımlar dolayısıyla ortaya çıkmakta.
Şimdi bakın, bir kişiyi seviyorsunuz, arıyorsunuz … Mutlaka burçlarınız arasında benzerliği tespit edeceksiniz. Ki bu, daha ziyade dış Burçların benzer – yakın karakterli olmasındandır.
Şimdi belirgin olarak ortaya şu husus çıkmış oldu;
Insanların gerek kendi yapıları ve gerekse birbirleriyle olan ilişkileri hep beyinlerinin burçlar tarafından programlanma biçimine bağlı!.