Translate

BURÇ GRUPLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BURÇ GRUPLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.01.2018

PEYGAMBERİMİZİN BURÇLAR HAKKINDAKİ HADİSLERİ...



Burçlara bakarak hüküm çıkarmanın doğruluğuyla ilgili değil, aksine bunun yanlışlığıyla ilgili hadis vardır. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

"Bir kimse gider de verdiği haber konusunda kâhini tasdik ederse, Allah'ın Muhammed'e indirdiğini inkâr etmiş olur." (Tirmizî, Tahâret,102; İbn Mâce, Tahâret, 122; Ahmed İbn Hanbel, II/408).

Gökteki bir takım yıldızlara ve yıldız kümelerine burç denir. Burçlar on iki adettir. Bunların altısı kuzeyde, altısı da güneydedir. Gök bilimciler yıldız kümelerini, her ayda ve mevsimde göründükleri şekillere göre isimlendirmişlerdir.

Buna göre burçların isimleri ve tekâbül ettikleri aylar şunlardır:

1) Koç (hamel) burcu, 21 Mart-19 Nisan.
2) Boğa (sevr) burcu, 20 Nisan-20 Mayıs.
3) İkizler (cevzâ) burcu, 21 Mayıs-21 Haziran.
4) Yengeç (seretân) burcu, 22 Haziran-22 Temmuz.
5) Aslan (esed) burcu, 23 Temmuz-22 Ağustos.
6) Başak (sünbüle) burcu, 23 Ağustos-22 Eylül.
7) Terazi (mîzân) burcu 23 Eylül-23 Ekim.
8) Akrep (akrep) burcu, 24 Ekim-21 Kasım.
9) Yay (kavs) burcu, 22 Kasım-21 Aralık.
10) Oğlak (cediy) burcu, 22 Aralık-19 Ocak
11) Kova (delv) burcu 20 Ocak-18 Şubat.
12) Balık (hût) burcu, 19 Şubat-20 Mart.

Yılın her ayında güneş bu burçlardan birine girer. Güneşin Koç burcuna girmesiyle ilkbahar; Yengeç burcuna girmesiyle yaz; Terâzi burcuna girmesiyle sonbahar; Oğlak burcuna girmesiyle kış başlar.

Türk Edebiyatında, hangi mevsimde hangi burcun bulunduğu şu şiirle açıklanmıştır:

"Hamel ü Sevr ile Cevza'da gelir fasl-ı bahar

Seratân ü Esed ü Sünbüle'dir yaz'a medar

Tuttu Güz faslını Mizan ile Akrep dahi Kavs

Cedi vü Delv ile Hut kıldı Zemistanda (kış'ta) karar."

Burç Falı

Fal, lügatta; "uğurlu saymak" anlamındadır. Terim olarak, "çeşitli usullerle, bilinmeyenden ve gelecekten haber verme ve kişilik okuma sanatı"dır. Burç falı ise, "insanları, doğdukları burçlara göre gruplayarak geleceğini okumaya, kaderine dair konuşmaya" denir.

Gelecek zamanda vukû bulacak olayları haber vererek gayb sırlarını bildiğini iddia edene falcı denir. Falcılık, çok eski devirlerden beri bazı insanlar tarafından revaçta olan bir husustur. Özellikle daralan insanlar için gelecekten haber verme işi son derece caziptir. Geleceğin kesif karanlıkları içinde saklanan mukadderatı görmeğe beşer zekâsı yetmediğinden, mukadderatın tayini için insanlar böyle bir takım hurâfe ve boş vasıtalardan yardım isteyegelmişlerdir. Yirminci asrın sonlarında özellikle ekonomik yönden gelişmiş milletlerin insanları arasında da kehânete inananlar ve kehâneti sanat edinenler az değildir. (Kâmil Miras, Sahih-i Buhârî Tecrîd-i Sarîh Tercüme ve Şerhi, Ankara 1974, VI/543).

Bizde de kendini aydın sanan bir takım gazete mensupları her gün yıldız falı hurâfesiyle insanların kaderi hakkında bir takım yorumlar yapmaktadırlar ki bunlar hiç bir ilmî dayanağa sahip değildir. Ayrıca bu asılsız yorumlar okuyucuların ruhî dengelerine olumsuz yönde etki yapmaktadır. Bu bir atma, saçma ve aldatmadan ibarettir.

Falcılık İslâm'da kesinlikle yasak edilmiştir. Gayb'dan verdiği haber konusunda kâhini tasdik etmek küfürdür. [Sâdeddîn et-Taftâzânî, Kelâm İlmi ve İslâm Akâidi (Şerhu'l-Akâid), Terc, Süleyman Uludağ, İstanbul 1980, 353]. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

"Bir kimse gider de verdiği haber konusunda kâhini tasdik ederse, Allah'ın Muhammed'e indirdiğini inkâr etmiş olur." (Tirmizî, Tahâret,102; İbn Mâce, Tahâret, 122; Ahmed İbn Hanbel, II/ 408).

Geleceği (gaybı) Allah'tan başka hiç kimse bilemez.

"De ki: göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka bilen yoktur." (Neml, 27/65).

"Gaybın anahtarları onun katındadır. Onları ancak O bilir." (En'âm, 6/59).

Bu ve benzeri ayetler, gaybı Allah'tan başka kimsenin bilmediğine delâlet etmektedir.

İslâm âlimleri, sâbiîler gibi, tesiri yalnız yıldızlardan bilerek onlardan bir takım hükümler çıkarmaya kalkışmanın küfür ve şirk olduğunda ittifak etmişlerdir. (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, VII/ 5207).

Bunun yanında insanın, girişeceği önemli bir iş için istihâre yapması meşrûdur sünnettir. Bunun, İslam'da yasak edilen falcılık ve kehânetle hiç bir ilgisi yoktur.

24.09.2017

YOLCULUK GÖSTERGELERİ




Yolculuk birincil olarak  3. ve 9. evin yönetecileri ve bu evlerde yerleşmiş olan gezegenlerce gösterilir. İkincil olarak (uzun seyahatlere karşılık) kısa yolculuklar Ay, Merkür ve Mars ile vurgulanır. Üçüncü olarak, amaçsız bir şekilde daimi seyahat halinde olmaya eğilim gezegen yerleşimlerinin değişken burçlar ve son evlerde olması ile desteklenir.

Üçüncü ev yurtiçi yolculukları gösterirken dokuzuncu ev uzun deniz ve hava yolculuklarını gösterir.
Ay değişiklikleri gösterirken, Merkür zihinsel olarak değişime eğilimli olmayı gösterir.
Merkür, mars ve ay, ve de 3. ve 9. ev yöneticileri, çoğunlukla  öncü ve değişken burçlarda yerleşmiş ise sık ve değişik yolculuklar desteklenir, ama eğer bunların çoğunluğu sabit burçlarda ise ya da 3. ve 9. ev kaspları sabit burçlarda yerleşmiş ise yolculuk için eğilim oldukça azdır.  Genellikle Su grubu burçlarda toplanmış iseler ya da 3. ve 9. evin giriş kasplarında su grubu burçlar varsa daha çok dış ülkelere yolculuklar yapılır.

Güneş , ay ve Mars son evlerde ise yolculuk sayısı artar, ve eğer su gurubu burçlarda ya da Yay burcunda iseler deniz yolculuklarını ve yabancı ülkelerde hayat sürmeyi işaret ederler.
Neptun, 3. ve 9. evlerde deniz ve hava yolculuğu olasılığını artıracaktır ve bu etki 9. evde daha çok olacaktır, tabi İkizler burcunda olmadığı takdirde.  Bu evlerden herhangi birinde ters açı almış Neptün, hava ve deniz yolculuğundan gelecek felaketleri ya da hastalığı , rahatsızlığı gösterebilir. Yine bu evlerdeki Plüto kişinin kendi ailesi(3. evde iken) ya da eşinin ailesi(9. evde iken) ile alakalı farklı koşullardan dolayı meydana gelen  yolculukları işaret eder.

İkizler ya da Yay burcunda bulunan , VE 1. ya da 10. evde bulunan AY uzun seyahatleri , yolculuk ve de yabancı memleketlerde yaşama aşkını gösterir. Merkür, Mars ve Jüpiterin hepsinin birden öncü ya da değişken burçlardaki yerleşimi de aynı etkiyi verir. Mars ile açı almış Ay ve Güneş değişiklikleri ve yolculukları destekler. Her iki ışıktan biri Saturn ile açı halinde ise, yolculuktan hoşlanmamayı getirir, eğer Saturn güçlü konumda ise . Saturn eğer Merkür, Uranüs veya mars tan açı almış ise ve bu açı aldığı gezegen de güçlü konumda ise açıkça bir huzursuzluk , yolculukta rahatsızlık hissi görülür. 
Ay ile Uranüs açısı varsa ve bunlardan herhangi biri köşe evlerde ya da 3. veya 9. evde ise ani değişiklikler ve sık ev değişikliği görülür.
Saturn 1. ev içinde güçlü bir konumda ise veya ASC ile kavuşumda ise  tüm değişiklik ve yolculuk destekleyici etkileri bastırır .
Su gurubunda ve 1. 10. ya da 12. evlerde bulunan gezegenler hayatın ilk dönemlerindeki uzun yolculukları gösterir.

7.09.2017

BURÇSAL GURUPLARIN ARDINDAKİ SIR

Burçsal grupların ardındaki sır...



Hani hep konuşulur ya, "benim burcum şu, ateş grubundanım ama sen su grubundan balıksın, biraz zor uyuşuruz..." gibisinden... Bu tür astro-geyikler aslında gereksiz ve anlamsızdırlar, gruplar yani ateş, hava, toprak, su adları verilen kişilik tanımlamaları bize bir şekilde kişiliklerin öz değerlerini gösterirler, yaşananları ve kesinlikleri değil, ruhun derinliklerindeki potansiyelleri simgelerler. Astrolojinin psikolojiyle kurduğu en önemli bağlantılardan birisi de budur. Örneğin Carl G. Jung dört astro psikolojik tipi şöyle tanımlar; (ateş) içgüdüsel - (hava) düşünme, (toprak) duyum ve (su) duygudur. Bunlar bizim dört ana maddeyle olan bağlantılarımızdır. Astrolog Stephen Arroyo ise, maddelerin enerji şekilleri oldukları ve bunların astrolojideki önemini vurgularken; "Maddelere yeterince dikkat edersek, astrolojik haritaların yorumu daha yeni ve derin bir anlam kazanırlar çünkü bu yolla insan, işlemekte olan yaşam enerjilerini tanır ve öğrenir..." der. Ama eğer astrolojiyle ilgiliyseniz, gruplar kadar sizi ilgilendiren bir diğer olay, değişkenlerdir yani sizin "Temel, sabit, değişken" olup olmadığınızdır, bunlar bizim karakter ve eğilimlerimizin göstergesidirler. Ama daha da önemlisi sizin kiminle neyi, nasıl paylaşabileceğinizi de vurgularlar.

Temel (Kardinal) Burçlar (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak)

Bu sözcüğün daha öz anlamı harekettir ve Koç, Oğlak, Yengeç ve Terazi burçları başarma arzusunu ve kendi başlarına harekete geçme yeteneğini paylaşırlar. Eylem yöntemleri ve başarı hedefleri farklı olsa da bu burçlarda, başarmak, üne kavuşmak ve riskleri kabul etmek ihtiyacı aynı ya da yaklaşık düzeydedir. Şaşırmayın çünkü ilk bakışta örneğin risk almak, Yengeçler'in tarzı değildir diye bilinir veya Yengeç bir su burcu olduğu için, pasif olduğu ve iş bitirici olmadığını düşünülür. Oysa Yengeç, temelde aktif olarak risk aramayabilir ama ille de istediği bir şey varsa, dolaşan duygusal enerjiyi ve savunma sistemini ısrarla kullanarak amacına doğru koşacaktır.
Koç burcu ise, temel yani kardinal ateş burcu olarak ilginçtir, evet bir öncüdür ama tutkularını izlerken, kendisini düşünmeden deneylerin içine atar ve hedefini şaşırır. Öte yandan hiç kimsenin kendisi kadar çabuk davranabileceğine inanmaz. iradesi güçlü olmasına rağmen, sık sık kendini başkalarından uzaklaştırır ve sonuçta yalnız adam olarak tanımlanır, oysa bu doğru değildir. Buna karşılık, onun zıddı olan Terazi, ilişkilerde uyum ve mükemmelliği arar fakat onun için ortak amaçlardaki engelleri bilmesi çok önemlidir. Terazi'nin eylem ve tutkuları, Koç kadar fiziksel ve aktif değildir ama yine de tartışma riskine girmekten hoşlanır, toplumsal ilişkileri başlatmakta ustadır ve bunu çevresine bir sosyal aşama yapıyor gibi gösterebilir. Oğlak insanı ise, daha çok Yengeç gibi hedeflerini inatla arar. Oğlak bu tanımda, bir maraton koşucusu gibi, koşunun sonuna doğru hızlanarak finişe ulaşır ama onu gözleyenler zarif bir atleti değil yuvarlanarak gelen büyük bir kaya parçasını görürler, bu burç dorukta olma gururunu, diğer temel yani kardinal burçlarından daha çok sever.

Sabit burçlar (Aslan, Boğa, Akrep ve Kova)

Bu dört burç değiştiriemez ve kımıldatılamaz olan şeyleri simgelerler. Aynı zamanda da ortak bir sertlikleri vardır ve değişkenliklere karşı içte oluşmuş bir nefreti de paylaşırlar. Doğallıkları nedeniyle, bir işe aceleyle girmezler ve çoğu zaman da başkalarını amaçlarını önlüyorlarmış gibi görünürler. Bu nitelikler, Boğa, Akrep ve Aslan´da daha kolay gözlenebildikleri halde, Kova bir hava burcu olduğu için, biraz daha farklı davranır. Mantıklı bir Kova, görünür olanaklara açıktır ama yanısıra inatla kendi düşüncelerine bağlı kalıp, anlamlı ve açık konuşmalarla karşıtlarını siyahın gerçekte beyaz olduğunu inandırır ama en önemlisi öngörülemeyen davranışlarının yoğunluğudur. Boğa, sabitlik kavramının ideal örneğidir, fiziksel tüm duyularına bağlıdır, ruhsal ve parasal güven arayışındadır. Buna karşın Akrep, hem Boğa'nın zıt burcu ve hem de sudur ve su hisseden bir madde olduğu için, bu burç ilişkilerde değişmezlik, devamlılık ve duygusal güven arar. Akrep´in duygusal açıdan vazgeçme isteksizliği ve psikozları bu burcu sık sık duygusal krizlere götürür.
Aslan ise sabit ateş olaraki, en iyi halinde bile gücünü, kişiliğini ifade ederken yine de abartabilir ve bencilleşebilir, özde iktidara, zenginliğe ve yönetme konumlarına ilgisi çoktur. Gezegenleri daha sabit burçlarda olan kişiler, inatçı ve amaçlı ama değişikliklere dirençli, dikkafalı ve bağnaz olmaya meyillidirler. Haritasında sabitliği yoksun olan kişi ise, değişken ve amaçsız olabilir.

Değişken burçlar (İkizler, Başak, Yay ve Balık)

Bu burçlar, uyumlu ve ayırıcı olarak kabul edilirler. Başka bir deyişle, temel yani kardinal burçların yaşamsallığını veya sabit burçların amaçlarının kararlılığını dağıtmaya meyillilerdir. Ayrıca hep bilgi edinmeye ve onu yaymaya çalışırlar. Başak, biraz daha farklıdır çünkü bu burcun ayrıntılara ve yoğun emeğe karşı sürekli bir eğilimi vardır, çok yönlü bir burçtur, doğuştan gelen hizmet anlayışı, onu çeşitli kişilere götürür ve geniş bir deneyimi yaşar. İkizler, değişken hava olarak, düşünsel ve bedensel olarak çok yönlüdür ama huzursuzluğu, soruşturuculuğu ve çok yüzlü kişiliği, derinliğini sığlaştırabilir ve kalıcı gücünü azaltır. Yay ise değişken bir ateştir ve maceraya olan eğilimini uzak ufukları gözleyerek, dinsel ve felsefi arayışlarla yansıtır. Yay, evrensellik yerine zihinsel ilgi alanlarını tercih ettiğinde, bazen hayalcilikle suçlanır. Ve Balık, değişken su olarak, bütün değişken burçlar arasında belki de, elde tutulması en zor olanıdır, hem iç hem dış deneyimlerinin sınırları sonsuzdur ve bu onu bilinçdışının tam bir kuklası yapar ve sonuçta ille de kendi değişken duygularını başkalarınınkiyle karşı karşıya bırakır. Değişken burçlarda gezegenleri çok olan kişi, diğer insanlara ve durumlara kolaylıkla uyarken, yön ve (başarı anlamında) doyumdan yoksun olabilir. Değişkenlik yoksunluğu, destekleyici bir yol oynayamamayı veya deneyimi sentez haline getiremeyebilir.

İnsanlar her zaman, bir madde ya da niteliği ağır bastığı sınıflara ayrılamazlar. Bazen, gezegenler eşit olarak iki veya üç gruba düşebilirler ya da iki niteliğin etkisi aynı derecede olabilir. İdeal olarak, dağılım iyi bir dengesi olan kişiyi göstermelidir, ama gezegenlerin güçleri belirlenmeden bu garanti edilemez. Horoskoplarınızdaki grupsal dağılımları öğrenmeniz çok işinize yarayacaktır.